Kapadokya Gezi Rehberi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gezilecek Yerler
  4. »
  5. Kapadokya Peri Bacaları

Kapadokya Peri Bacaları

admin admin -
103 0

Kapadokya’da 200’den fazla yeraltı şehri olduğuna inanılıyor, ancak şimdiye kadar 30 tanesi keşfedildi. Bu şehirlerin en küçüğü birkaç düzine insan için oyulmuşken, en büyüğü 20.000’den fazla insanı barındırabiliyordu.

Yeraltı şehirleri, “Neojen Dönem” olarak bilinen bir çağda (23-2 milyon yıl önce) Anadolu platosu altındaki tektonik hareketler sonucunda gelişmiştir. Güçlü tektonik hareketler, lav ve kül oluşumuna yol açan volkanik patlamalara neden oldu. Zamanla, erozyon bu bölgeyi şimdi “Peri Bacaları” dediğimiz şeye dönüştürdü. İnsanların neden bu yeraltı şehirlerinde yaşamayı tercih ettiklerini anlamak için önce neden evlerini yüzeyde bıraktıklarını anlamamız gerekiyor.

Kapadokya’nın oluşumu yaklaşık 10 milyon yıl önce gerçekleşecek olan patlamalarla başladı. Volkandan önce andezit ve dasit lavları çıktı, ancak daha sonra piroklastik akıntılar (kül, kaya parçaları ve volkanik gazlardan oluşan) bu alanı kaplamaya başladı. Uzun bir süre sonra bu kayalar sertleşir ve rüzgar, yağmur, nehirler ve buzla erozyon oluşmaya başlar. Bu son 20-25 milyon yıl bu bölgenin bugünkü haline gelmesi için yeterliydi.

Volkanların patlaması iki aşamadaydı. İlk evre 30 milyon yıl önce, püskürmelerin geniş bir alanı kaplayan kalın lav tabakaları olduğu ve bu dönemde Erciyes Dağı’ndaki tüf konisi oluşmuştur. 20 milyon yıl önce başlayan ikinci evrede, periyodik olarak gaz patlamaları ve yerdeki çatlaklardan kaçan erimiş lavların oluşturduğu kül bulutları ile yanardağlar püskürtülür ve buna günümüzde gayzer adı verilir.

Patlayıcı bir patlamanın ardından yamaçlarda kül birikimi olmuş ve bunun sonucunda erozyon, günümüze kadar sağlam kalan kaideler ve kayalar oluşturmuştur. Rüzgar, yağmur ve kar zamanla yumuşayan kayaları aşındırarak başlarında şapkalı peribacaları oluşturdu.

Peribacaları, rüzgar ve yağmurun iki farklı volkanik kül ve tüf tabakası üzerinde aşınması sonucu oluşur. Vadiler, kil, kumtaşı ve bazalt gibi daha yumuşak kayaların aşınmasıyla şekillenir. Öte yandan, çoğunlukla volkanik lavlardan oluşan daha sert kayalar erozyona direndi. Bugün bu dayanıklı kayaları peribacalarının tepesinde kapaklar olarak görüyoruz.

Kapadokya bir jeolojik harikası olmasının yanı sıra oldukça zengin bir tarihe sahiptir. M.Ö. 3000’lerde insanların yaşadığı Kapadokya’da birçok yeraltı şehri vardır. M.Ö. 2. yüzyılda Persler ve Romalılar arasındaki savaşlar nedeniyle insanlar Kapadokya’nın kayalıklarına evler, kiliseler, depolar ve ahırlar oymuşlardır. Üstelik düşmanlarına kadar uzun süre beklerken yeraltına saklanarak düşmanlarından kaçabilirlerdi.

Kapadokya hakkında birçok efsane var. Bir efsaneye göre Kapadokya bölgesi Medusa’nın kanından oluşmuştur. Perseus, Medusa’nın kafasını kestikten sonra Medusa’yı öldürdüğü adadan uçarak uzaklaşır. Kapadokya Bölgesi’nde Medusa’nın kanı yere düştü.

Başka bir efsaneye göre Kapadokya, çocukları için ağlayan Niobe’nin gözyaşlarıyla oluşmuştur.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.